>Son Post mu Bu Yoksa?

01/03/2011 13 yorum

>

Merhabalar dostlar…
Bir karabuluttur gidiyor üzerimizde…
Belki de son posttur bu dedim, bildiğiniz üzre blogspot. hunharca kapatılıyor.:(
Emeklerimiz Boşamı gidecek, ne yapacağız bilinmiyor şuanda ama tek dileğim kapatılmamasıdır..
Bloglarımıza Dokunmasınlar!!!!!!!!
Kendinize iyi bakın…
Sevgilerimle..

Reklamlar
Kategoriler:Denizin Kaleminden

>Kanlıca Mantarlı Açma Börek

28/02/2011 30 yorum

>

Merhabalar 🙂
Gününüz/geceniz aydın olsun, bereketli olsun, mutltlu olsun e mi:)
Bana misafir olmak istermisiniz?
Bakın börekler de açıyorum 🙂 Kuzinede pişiriyorum, çayım da hazır çorbam da:) Bizde böyle derler hadi buyrun gelin:)
Evet dün börek açma maceramın ikincisini başarıyla atlatmış bulundum 🙂 İlkini taa Gümüşhane’deyken yapmıştım hatırlarsanız patatesliydi 🙂 Şimdi de yöremizin enn sevilen mantarı olan kanlıca ile yaptım:) Nefis olduu, parmaklar ısırıldı harikaydı:) Cheesecakeler, börekler Allah sonumuzu hayretsin inşAllah 🙂 Ama ben yemedimm ı ıhh:) Biliyorum Nuray Ablam görürse diyecek ki “aman Deniz’cim sakın!” Merak etme ablacım böreğin bir gülünden yarım parça yedim, cheesecake hiç yemedim:)
Böreğe dönecek olursak, geçen sefer yaptığım böreğimin tipik olarak aynısı, sadec mantarlısı:) En önemli ayırt özelliği ise kuzinede pişmiş olmasıı:)) Odun kokusu üzerine bir sinmiş ki yememek için ne yapacağımı bilemedim:) Nefisti:)
Dediğim gibi; çayım, çorbam, böreğim hazır:) Misafir olun gelin bana:) Melikeciğim sana göz kırpıyorum:)
Tarifim cafemis’ in etkiniğine gitsin:)

Malzemeler:
6 su bardağı Un
Tuz
Ilık su
1 adet yumurta
Ara katlara:
1 su bardağı süt
1 çay bardağı yoğurt
Azıcık tuz
2 yumurta
İç Malzemesi:
500 gr. haşlanmış kanlıca mantarı
3 adet kuru soğan
Tuz, karabiber,kırmızı pul biber
Üzerine:
erimiş tereyağ


Yapılışı:
Hamur için un derin bir kaba elenir, tuz ile karıştırılır, yumurtası kırılıp azar azar su ilavesi ile mantı hamuru gibi hafif sert bir hamur elde edilir. Hamurumuz üzerine nemli bir bez örtülüp yarım saat dinlendirilir..
Hamur dinlenirken haşlanmış kanlıca mantarları robottan geçirilir, yemeklik doğranmış kuru soğan ve baharatları ile kavrulup kenara alınır.
Ara malzemesi için süt, yoğurt, yumurtalar ve azıcık tuz çırpılır..
Hamurumuz bezelere bölünür, her beze unlanarak açılabildiği kadar açılır .
Hamur açıldıktan sonra yoğurtlu karışımdan sürülüp mantarlı içten serilir ve rulo yapılarak bir güzel sarılır.. Gül yapılır.. Tepsiye dizilen böreklerimiz ki bir tepsi 4 adet alıyor tereyağı ile yağlanıp 180 dereceye önceden ısıtılmış fırında pişirilir..


Afiyet bal şeker olsun 🙂

>İftiharla Sunuyorum; Yaban Mersinli, Çikolatalı Cheesecake

27/02/2011 47 yorum

>

Merhabalar?
Nasılsınız dostlar?
Herkese gönülden selam ederim, hayırlı günler/geceler dilerim..
Dirliğiniz, dirayetiniz, bereketiniz eksik olmasın derim…
Hayatın bizler için özveriyle hazırlanmış birbirinden değişik yanlarını görüyoruz, yaşıyoruz, takip ediyoruz değil mi?
Huzur bulabiliyormuyuz? Yada huzur nedir? Huzur kelimesinden anladığımız nedir? Kimi parası ile huzurludur, kimi köpeği ile, kimi evinde, kimi sevdiği ile.. Hepimiz için ayrı ayrı anlamlarda huzur.. Size uygun olanı hangisi?
Bence en temelde yatan huzur şu ki; mutlu aile= mutlu ev .. Annem her zaman insan evinde mutlu ise her yerde mutlu olmasını başarır diye öğütler.. Haklı da..
İnsan evindeki sıcaklığı, eşinin/çocuğunun/annesinin/babasının bir sıcak gülümsemesini, bir tabak çorbanın verdiği doyumsuzluğu nerede bulabilir? Ev yapımı olan herşeye sevgi katarız diyoruz ya, bu da çok doğru ve bu yüzden evde yapılan herşey daha lezzetli, daha bereketli..Ben her zaman düşünürüm vitrinde duran pastaları veya yemekleri izlerken, acaba bu mübarekleri hazırlayan zatı muhteremler nasıl bir ruh hali içindedirler diye? Zira evde annemiz dertli de olsa mutludur, bizlerde öyle olmaya gayret ediyoruz hatta farkında olmadan öyle oluyoruz da:)
Sözün özü, birbirinize, ailenize dolayısı ile evinize iyi bakın, ona özen gösterin…
Evimiz herşeyimiz..
ve bu kada sözün üzerine sizlerle ev yapımlarımın en özentili olanlarından bir parça sunmak istiyorum..
Başlıkta olduğu gibi iftiharla sunuyorum çünkü, cheesecake konusunda başarısızlığıı yendiğimi düşünüyorum.. Ne dersiniz..
Yapımda bilmeden olsa emeği geçen, müthiş anlatımı ile beni şevklendiren tabanda bisküvi yerine kendi yaptığımı kullanmamı tavsiye eden Sevgili Cafe Fernando Cenk Bey’ e, Kremasını kullandığım Mine Ablama, malzeme alan babama, pişiren fırınımıza ve herkese teşekkür ediyorum..
ve tarifimi Sevgili Cafemis’ in etkinliğine yolluyorum:)

Malzemeler:
Taban İçin:
1 su bardağı un
40 gr. (1/4 su bardağı) kabuksuz badem
Minicik Tuz
1/4 su bardağı şeker
75 gr. soğuk tereyağı
1 yumurtanın sarısı
1 çorba kaşığı hindistan cevizi
Kreması için:
400 gr. labne peyniri
1,5 su bardağı süzme yoğurt
1 su bardağı toz şeker
2 yumurta
Yarım paket Kabartma Tozu
4 çorba kaşığı mısır nişastası
2 su bardağı yaban mersini
1 su bardağı damla çikolata
Üzeri için:
1 pk. kremşanti+1 çaybardağı süt
Yaban Mersini
Toz Fıstık
Çilekli damla çikolata

Yapılışı:
Öncelikle taban için;
Kelepçeli kalıbın altına yağlı kağıt serilip hazırda bekletilir.
bademler robotta un gibi çekilir..
Üzerine, un, şeker, tuz ve hindistan cevizi eklenip, robotta bir iki tur çevrilir..
Küp küp doğranmış soğuk tereyağı ilave edilip, içinde mini mini parçalar halinde gözükene kadar robotta çevrilir..
En son yumurta sarısı eklenip karışım bıçakla sürülecek kıvama gelene kadar robottan geçirilir..

Karışım kelepçeli kalıbın içine döşenip önceden ısıtılmı 180 derecelik fırında 10 dakika pişirilir, fırından çıkarılıp soğutulur.
Kreması için; yumurta ve şekerler iyice çırpılıp, üzerine süzme yoğurt ve labne peynirleri eklenir..
Cafe Fernando’nun tavsiyesi; labne peynirlerini 5-6 kat kağıt havlu döşeli bir süzgeçte 30 dakika bekletmeniz..Peynirleri kağıttan yavaşça çekince kağıtta yapışmıyor ve altta kalan kağıtlar sırılsıkam oluyor.. Suyunu harcımıza karıştırmamak için bu işlem harika..
En son kabartma tozu ve mısır nişastası da eklenip iyice karıştıralan harca yaban mersinleri ve çikolatalar da ilave edilip harmanlanır ve soğumuş olan tabanın üzerine dökülüp önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 35-40 dk. kapağı açılmadan pişirilir..
Pişen cheesecake oda sıcaklığında soğutulup krem şanti ve diğer malzemelerle zevke göre süslenir ve en az 8 saat buzdolabında dinlendirilip, dilimlenerek servis edilir..

Afiyet Bal Şeker Olsun..

>İçimden Geçenler..

26/02/2011 16 yorum

>



Merhabalar …
Kar yağışlı bir günden merhabalar herkese…
İç dökmek lazım geldi diye düşündüm bugün ve hayat tecrübesi benden çok daha yüksek olan siz sevgili ablalarım, kardeşlerim ve tümm okuyucularıma içimi dökmek istedim..
Öğrendiğim birşey var ki yüreğimi cız ettirdi..Sevgili Ayşen Abla’mızın annesi hayata gözlerini yummuş, Hakkın rahmetine, sonsuzluğa kavuşmuş…
Ölümler her ne kadar bizler için olsa da, her vakit zamansız ve beklenmedik işte…
Başımıza gelmedikçe ne kadar gerçek olduğunu idrak edemiyoruz birtürlü..
Diğer yandan sevgili Pepelam.. Duygu yüklü, yaşadığı karmaşanın baskısı altında yazdığı yazısını okudum, okudukça ciğerim yandı..
Sanırım yaşadıkları şok “ölsem de kurtulsam” dedirtecek bir an.. Ki kendisi de bunun böyle olduğunu yazmış cümlelerinde.. “Bunları yaşamaktansa yaradna kavuşmak daha hayırlıdır” demiş..
Öylesine etkilendim ki.. Tarihte yaşanmış, tarihe kazınmış olayları ne kadar da rahat okuyoruz.. Belki bundan yüzyıl sonra bizlerin yaşadığı bu olayları da okuyacak sonraki neslimiz..
Allah’ tan temennim, fani olan bu dünya hayatında herşeyin doğru dürüst yaşanmasıdır, hayat akıp giderken geri gelmeyeceğini bilerek yaşasın insanlar, ne bu hırs? nedir bu müşkülat anlamıyorum..İnsanlar neden kendisi ile aynı şart ve şekillerde dünyaya gelmiş ve yine aynı şekilde ölecek, aynı şekilde hesaba tutulacak bir başka insana zulmeder? Dünyevi hırsların esiri olmamalı, önümüze sunulmuş, bizlere biçilmiş bu sayılı günleri, bu rüya hayatı en güzel şekilde yaşamalıyız ve gerçek hayat için, gerçek yarınlarımız için çalışmalıyız.. Neden yapmıyoruz/yapamıyoruz? Anlamıyorum ve sanırım anlayamayacağım da..
Yukarıda bahsetmiş bulunduğum her iki yaşanmış örnekte de aynı kapıya çıkıyoruz işte, hayat hırslanmalara mahal vermeyecek kadar kısa ve anlamsız, içine anlamlar yükleyenler bizleriz..Yüklediğimiz anlamlar ile anılacağız ilerde.. Tek tek hatırlanmasak da yüklediğimiz anlamların ışığında büyük bir topluluk olarak bahsedileceğiz.
Yüklediğimiz anlamların her daim insanlığa yardım edecek hususlarda olmasını, Allah’ ın rahmet, bereket ve nimetlerini hakedecek birer kul/kullar olmamızı canı gönülden diliyorum…
Sevgili Ayşen Ablamın anneciğine Allah’tan rahmet, geride kalanlara sabır ve selamet diliyorum…
Pepelam senin ve tüm insanlık içinde temennim herşeyin yoluna girmesi, huzurun ve mutluluğun geri önmesidir, tekrar hoşgeldin memleketine…
Sevgiyle kalınız…

Deniz, kalpkurabiye..
26.02.2011

Kategoriler:Denizin Kaleminden

>Muzlu Diyabet Kurabiye (Sıfır Un-Sıfır Şeker)

24/02/2011 52 yorum

>



Merhabalar..
Mübarek perşembe’ yi, Cuma’ ya bağladığımız bu güzel akşamda, tüm hayır ve bereketin üzerinize, evlerinize olmasını temenni ediyorum…
Üst üste kurabiye veriyorum 🙂 Olsun bu kurabiyeyi vermeliyim..
Tümm diyabetliler, diyet yapanlar, sağlıklı yaşamak isteyenler yanii herkes buraya..
Öyle nefis bir lezzetle tanıştım ki anlatamam.. Babacığım için hazırladığım bu kurabiyeleri bugün iki posta yaptım:) O kadar beğenildi yani:)
Dün kurbağalar sardı blogları dedim, sonra yalancı çoban gibi ortada kaldım:)) Çünkü yazımı yayınladıktan bir saat kadar sonra kurbağa falan kalmamıştı:)) Bende yazmış olduğum şeyi silmedim niyeyse:) Öylece kalakaldım:) Efendim bloglara kodlu olarak eklenen bazı şeylerde sorun yaşanmış sanırım ondan böyle birşey olmuş, neyse ki geçti gitti:)) Ama yazıların büyütülmüş olmasını beğenen okuyucularım oldu bende büyük yayınlamaya karra verdim:)
Yine dönüyorum kurabiyelere.. Sevgili Özge bu kurabiyelerin mimarı:) Kendisinde gördüğüm vakit işte babama yaraşır kurabiyeleri buldum dedim.. Tıpkı evvelde yaptığım Yine Özge’ den öğrendiğim Galetalar gibi:)
Bugün  ufak tefek değişiklikler yaparak denedim, çok beğenildi ve bitti bir kez daha yaptım:)) Beş altı tane birşey kaldı:)
Ben değişiklik yaptım dedim ya, Özge’ciğim nasıl yapmış mutlaka bakınız..
Benden yorumu işte burada;


Malzemeler:
1 adet büyük boy  olgun muz
2 su bardağı yulaf ezmesi
1 su bardağı ceviz içi
1 avuç yaban mersini
3 yumurta akı
Minicik tuz
1 tatlı kaşığı bal


Yapılışı:
Muz rendelenerek şekerini ve aromasını salması için üstü kapatılarak yaırm saat dinlendirilir..
Yulaf ezmesi, ceviz içi ve yaban mersinler mikserde öğütülür ve bir kenara alınır..
Yumurta akları minicik tuz ile mikserde çırpılıp kar halini alınca muz rendesi ve yulaf ezmeli karışım ile buluşturulur ve tahta bir kaşıkla malzemeler iyice harmanlanır..
Karışımdan birer çorba kaşığı alınarak başka bi kaşığın yardımı ile şkillendirilir ve yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirilen kurabiyeler, önceden ısıtılmı 150 deeclik fırında pişirilir..
Kurabiyeler fırında iken sürekli takip edin bir anda kızarıveriyorlar..


Afiyet bal şeker olsun..

>Alman Kurabiyesi (bolll fındıklı)

23/02/2011 51 yorum

>

Merhabalar:)
Nasılsınız bakalım? Bir salgındır gidiyor aman kendinize dikkat edin, kimi görsem elinde mendil, ıhlamur.. Hastaneye gittik bugün tahlil yaptırmaya annemin çarpıntısı vardı biraz tansiyonu çıktımı yine diye aman yarabbi dolup taşıyor hastanaler, özeli de, devlet hastanesi de, aile sağlığı merkezleri de dolu..
Rabbim şifa versin cümlemize, sevgili Sevil Ablamın kızı Aysucuk da hasta olmuş kıyamam, bir de Seçilciğim ayağını kırmış çok üzüldüm..
Sevgili Pepela’mda dönüyormuş iyi haberi aldık dostlardan :)) Allah yar ve yardımcısı olsun tüm yurttaşlarımız ve diğer insanlar için..
Cumhuriyet tarihinin en büyük tahliyesi imiş öyle dediler haberlerde hayırlısı..Donanmamızın gemileri de eşlik ediyormuş yolcu gemilerine..
Birde blog hırsızı va başımızda türlü bloglarda, türlü yazılar okudum ama bir türlü çıkar yol bulamıyorum ne yapayım.. Ama link vermmekle iyi etmişim bunu anladım..
Birde yosunlu dereler gibi kurbağalar sardı blogları, neden oldu ne oldu anlamadım bir türlü….
Bütün bloglarda aynı şey var… Bileniniz varsa bir yardım edin ne olur..
Yazılarımı büyütüp, rengini değiştireceğim bakalım etkili olur inşallah..
Eh bu kadar haberden sonra artık tarifimize geçelim değil mi? Ağzımız tatlansın mı:) Taaaa yılbaşı gününden kalma bir tarif bu:) Sevgili Gülay’cığım da görmüştüm birkaç gün içinde de yapmıştım:) Ancak sıra geldi:)) Bisküvi-kurabiye kategorimin 95. tarifi:))
Sevgili Gülaycığım nasıl yapmış görmek isterseniz,
buraya tıklayın…

Malzemeler:
250 gr. tereyağ
2 yumurta
2 su bardağı ince çekilmiş fındık
1,5 su bardağı nişasta
1,5 su bardağı pudra şekeri
2,5 su bardağı un
2 çay kaşığı kabartma tozu
1 paket vanilin

Yapılışı:
Derin bir kaba un, nişasta, pudra şekeri, vanilya ve kabartma tozu alınıp ortası havuz gibi açılır.
İçine yumurtalar kırılıp, oda ısındaki tereyağı küp küp kesilir, tereyağın üzerine fındıklar serpilir ve iyice yoğrulur.
Sonuçta kıvamı çok yumuşak olan bir hamur elde edilir… 
Hamur streç film ile sarılıp buzlukta 15 dakika bekletilir.
Daha sonra hamurdan parçalar koparılarak sosisten biraz daha kalınca rulolar yapılır.
Hazırlanan rulolar bir tepsiye alınıp buzlukta iki saat dinlendirilir.
iki saatin sonunda rulolar 1 er cm eninde keskin bir bıçak ile kesilir. Avuç içinde hafifçe bastırılıp yağlı kağıt serili tepsiye sıralanan kurabiyeler önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında 15-20 dakika pişirilir.
Afiyet bal şeker olsun 🙂

>Zeytinyağlı Yıldız Şehriyeli Kırmızı Biber Dolması

22/02/2011 50 yorum

>

Merhabalar:)
Nasılsınız a dostlar ? Birçoğunuz hırsız vakasından hayretler içerisindesiniz değil mi?
Ben hiç şaşkın değilim, umrumda bile değil aslında, o hırsız için kafa yormayacağım…
Hırsız işte, hırsız hırsız hırsız..
Fazla konuşmayacağım… Sadece cümleden geçmiş olsun diyorum…
Zira komşularımızla harika bir gün geçirdik, nefis gözlemeler yedik 🙂
Haftaya bizde buluşmak üzere sözleştik..Nefis şeyler planlıyoruum :)) Tabiiki de paylaşacağım sizlerle..
Bugün de nefis bir dolma paylaşacağım sizlerle, lezzet dergisinin web sitesinden aldım, denedim çok beğendim… Hatta iç malzemesinden pilav bile olur diye düşünüyorumm 🙂
Sizlerle paylaşacağım şimdi dilerim beğenirsiniz, denemenizi öneriyorum :))

Malzemeler:
9 adet kırmızı biber
1 su bardağı yıldız şehriye
1 kereviz sapı
1 tutam dereotu
2 çorba kaşığı tuzsuz fıstık
1 çay bardağı zeytinyağı
1 çorba kaşığı kuş üzümü
Tuz, karabiber

Yapılışı:
Kuşüzümleri ılık su ile ıslatılır, 10 dk. bekletilir.
Biberlerin çekirdeklerini temizleyip bir tanesi küp küp doğranır, kereviz sapı ve dereotları ince ince kıyılır..
Zeytinyağının yarısı küçük bir tencereye alınıp hafif ısıtılır, yıldız şehriye ve fıstıkla hafifçe kavrulur.
Şehriyelerin üzerine biberler, doğranmış kereviz sapları, dereotları ile tuz ve karabiber eklenerek üzerini geçecek kadar sıcak su ilave edilen karışım pişmeye bırakılır..
Suyunu tamamen çeken şehriyeli iç biberlerin içine paylaştırılır ve biberler tencereye yerleştirilip üzerine bir su bardağı sıcak su gezdirilip kalan zeytinyağı da dolmaların üzerine gezdirilir, pişmeye bırakılır..

Afiyet bal şeker olsun..